Nov
08
2008
0

Durulmak…

İnsanın iş ve özel hayatındaki tempo değildir durgunluğu belirleyen. Deli gibi yoğun ve koşuşturmaca ile geçen bir iş gününde bile insan kendi dünyasında uyuşmuş yada sakin olabiliyor. Tabi ki tam tersi de sürekli yaşanmıyor değil. Sessiz sakin durulan her anda kimi zaman fırtınalar kopar insanin içinde, kimi zaman tepkisini boğazında, kimi zaman aklında, kimi zaman kalbinde düğümler, tepkisiz bir tepkinin içindedir aslında. Yani görüntü her zaman doğruları yansıtmayabiliyor.

Uzunca bir süredir bu durumu ne çok yaşadığımın yeni yeni farkına vardım bende. Durulduğumun farkına vardım. Çoğu zaman sakinlik, olgunluk gibi algılanabilir ama bu başka bir şey. Kimi zaman saman alevi gibi parlayan hareket pırıltıları olmuyor değil ama gerçekten saman alevi kadar sürüyorlar. Çalışmayı severim; bir şeyler üretmek, sorun çözmek, yeni şeyler öğrenmek benim için hayat enerjisi. İşim mekana bağlı olmayan bir şekle büründüğü için benimde çalışmaya devam etmemek için bir sebebim kalmıyor. Aslında bu beni mutlu ediyor. İşim aynı zamanda hobim. Ancak sanırım yeni hobiler edinme zamanı geldi ve geçiyor. Heyecan gerekli bu hareketli durağanlığa.

Share/Save/Bookmark

Written by Recep Fidan in: Benden |
Apr
24
2008
0

Tavla…

İnsanların özellikle iyi arkadaş olan insanların beraberken, konuşacak o kadar şeyi olur ki, saatler sürer, sabahlara uzar bazen sohbetler, ama gün gelir kabul etmek zor olsada tekrar eder durur..

Konuşulacak konular bittiğinde, ya da tekrara başladığında büyük bir ilaçtır tavla.

Kaç zamandır oynarım tavlayı, bıkmadan saatlerce oynarım kimi zaman. Şans yanımdayken keyifli, ortadayken heyecanlı, karşıdayken sinirli olurum çoğunlukla. Ama keyif alırım, karşımdakini kırmam sinirliyken, yenildiğimde kabullenirim bir miktar dalgayı.

Şimdilerde yine moda oldu tavla, hepbirlikte takıldığımız bir arkadaş grubunda oynuyoruz çok zamandır. Turnuvalar, birebir maçlar. Yanlış oynamalar, doğru oynamalar, sadece şanstı demeler, şanssızdım demeler, düşeşler, hepyekler…

Nihayetinde tüketilen zamanlar, kafalardan uçup giden döngüler, arada yeni bir konu bulunup oyuna ara verilip yapılan sohbetler. Hepsi günlük koşuşturmadan, belki bir takım sıkıntılardan uzaklaşmak için  en basit ve eğlenceli yol bence.

İyi ki tavla var, iyi ki dostlar var…

Share/Save/Bookmark

Written by Recep Fidan in: Benden, Gözlem, Günlük | Tags: , ,
Apr
24
2008
0

Başlarken…

Herkesin bir bloğu var, herkes birşeyler yazıyor ben neden yazmayayım zorlayıcı düşüncesi değil, düşündüklerimi, gözlemlediklerimi kendimce paylaştığım, “bana ait bir yer” olmasını istediğimden açtım bu siteyi.

Hergün, yüzlerce şey takılıyor gözüme, bir çoğuna sessizde olsa yorum yapıyorum. Bu yorumlar yine bana kalıyor, sessiz kalma haklarını kullanıyorlardı. Bugünden itibaren gözlemlerimin bu sessizliğine bir son vermeye karar verdim. Belki günlük, belki haftalık olacak buraya girdiğim yazılarım. Eskilerime de götüreceğim sizi, yeni gördüklerimede..

Dünyaya benim gözümle bakmak zordur, hepinize kolay gelsin!

Share/Save/Bookmark

Written by Recep Fidan in: Benden | Tags:

Recep Fidan