Oct
04
2008

Şehirden kaçmak

Yaşadığım yere bu kadar yakın olmasına karşın ancak ve ancak sonbaharda daha doğrusu piknik yapılamayacak zamanlarda gidebiliyorum Belgrad Ormanı’na. Henüz koşabilecek bir formda olmasam bile keyifli bir yürüyüş bile insanı çok rahatlatıyor.

Yukarıdaki resim geçen yıl çekildi. Aynı anlattığım gibi bir günde hemde..

Bu sene aynı deneyimi arkadaşlarımızla yaşayalım, hem güzel bir yürüyüş olur hemde spor salonlarından, kalabalıktan kurtulmuş oluruz dedik. Demez olaydık..

Geçen yıldan tek farkı havanın biraz daha sıcak olmasıydı. 7 km’lik etabın ortasında sanırım belediyenin su toplama göletlerinden biri var. Etrafında piknik yapılmasının yasak olduğu bir çok dinlenme bankı. Ancak tabi ki bu yürüyüş alanının atla gezinti alanı olarak kullanılıyor olması, gölet etrafındaki sazlıkların daha öce hiç temizlenmemişcesine büyümüş olması sonucunda milyonlarca sineği sizinle başbaşa bırakıyor.

Elinizi sağa sola sallamadan ya da durmaksızın koşmadan kurtulmanız mümkün değil. Aramızda kimse durmadan 7 km koşabilecek kondisyona sahip değil, dolayısı ile arada durup nefeslenmek ya da yürüyerek devam etmek zorunda kaliyoruz. Tabii 2 sn’lik bir mola bile binlerce sineğin üstümüze hücüm etmesi için yeterli oluyor. Yerlerden topladığız dallar ile kendimize koruma alanı oluşturmaya çalışıyoruz.

Elbette bu etabın gariplikleri bununla da sınırlı değil. Sineklerin istilasına uğramış ve asla temiz gözükmeyen gölete dalan “cesaretli” insanların çığlıkları ve başıboş köpeklerin ulayarak yaptığı uzak takip sürekli karşılaştığınız olaylar. Son bir gayret ile bitişe geldiğimizde önce bir duman sonra da ağır bir mangal kokusu karşılıyor sizi. Kabus gibi.

Hemen arabaya atlayıp son sürat uzaklaşıyoruz oradan. Havaların sıcak olmadığı, göre giriliemediği, at turlarının yapılmadığı ve mangal için favori mekan olmadığı bir zaman tekrar gelmek üzere…

Share/Save/Bookmark

Written by Recep Fidan in: Uncategorized |

No Comments »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URL

Leave a comment

Recep Fidan